Avrupa Hareketlilik Haftası 2019 Yılı Tanıtım Toplantısı

Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları Kurulu himayelerinde, Avrupa Birliği(AB) Türkiye Delegasyonu işbirliği ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ev sahipliğinde düzenlenen Avrupa Hareketlilik Haftası 2019 Yılı Kampanya Tanıtım Toplantısı 21 Ağustos tarihinde TBB Hizmet Binasında gerçekleştirildi.
Programın açılış oturumunda Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger, Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları Kurulu Başkanı Şükrü Karatepe, TBB ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin konuşmalarıyla yer aldı.
“Birlikte yaşamalı, zorluklar karşısında birlikte yürümeliyiz”
Konuşmasına Birlik Başkanı Fatma Şahin’e ve etkinliğe destek veren tüm paydaşlara teşekkür ederek başlayan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, hareketliliğin yaygınlaştırılması konusunda yerel yönetimlere önemli görevler düştüğünü belirtti. Yerel yönetimlerin en önemli vazifesini kendi şehirlerinde yaşayan vatandaşların yaşam kalitesini artırmak olarak ifade eden Çavuşoğlu, “Birlikte Yürüyelim” sloganının kendileri için farklı anlamlar içerdiğine dikkat çekerek, “Biz her zaman Avrupa Birliğine diyoruz ki; AB sürecinde birlikte yürüyelim. Siyasi ve teknik engelleri birlikte aşalım.” şeklinde konuştu.
Hareketlilik Haftası vasıtasıyla ulaştırma, çevre, iklim değişikliği ve enerji verimliği gibi konuların gündeme alınacağını kaydeden Çavuşoğlu, Bakanlık olarak ülke genelinde hareketliliği yaygınlaştıracak faaliyetleri destekleyeceklerinin altını çizdi. Konuşmasında küresel bir sorun haline gelen ırkçılık ve göçmen düşmanlığı sorununa da değinen Çavuşoğlu, “Hepimiz hoşgörüsüzlük, ırkçılık ve göçmen düşmanlığından şikayetçiyiz. Siyasi partilerde bir zemin kayması var. Popülizm siyasetçileri esir almış durumda. Yerel yönetimler bu ayrımcılığı tersine çevirme konusunda çok etkili olacaktır.” dedi. AB’nin entegrasyon çalışmalarında başarısız olduğuna dikkat çeken Çavuşoğlu, “Birlikte yaşamalı, zorluklar karşısında birlikte yürümeliyiz.” sözleriyle konuşmasını noktaladı.
“Sporu tabana yayma noktasında yapacak çok işimiz var”
Türkiye’nin son 17 yılda önemli spor yatırımları yaptığını hatırlatan Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, sporun, kardeşliğin, barışın ve sevginin evrensel dili olmasının yanı sıra sağlık açısından çok önemli bir araç olduğuna vurgu yaparak “Sporu yaygınlaştırmak zorundayız. Yürümeyi teşvik etmeli ve sporu kolaylaştırmalıyız. Bakanlık olarak yerel yönetimlerimizle birlikte önemli çalışmalar yapıyoruz. Sporu tabana yayma noktasında yapacak daha çok işimiz var.” dedi.
Bakanlık tarafından yapılan spor tesisleri hakkında bilgiler veren Kasapoğlu, belediyelere bu tesisleri verimli kullanma tavsiyesinde bulundu. Özelikle gençleri ve kadınları spora teşvik edecek projeleri desteklediklerini kaydeden Bakan Kasapoğlu, “Kadın ailenin temeli. Kadın odaklı bir spor stratejisi geliştirmemiz gerekiyor.” dedi. Sporun yaşam şekli haline getirilmesi gerektiğini söyleyen Kasapoğlu, her bölgenin ikliminin farklı spor branşları için uygun olduğunu belirterek, “Tokat’ta su sporları, Kastamonu’da hentbol, Mersin’de atletizm, Van’da su ve rüzgâr sporları öne çıkmalı. Bölge insanını o bölgenin şartlarına uygun sporlara yönlendirmeliyiz. Pek çok branşı öne çıkarmalıyız. Spor sadece futbol demek değildir.” şeklinde konuştu. En büyük iş ortaklarının belediyeler olduğunun altını çizen Kasapoğlu, spor turizmiyle ilgili belediyelerin katkılarını beklediğini de sözlerine ekledi.
Zihniyet değişikliğine ihtiyacımız var
Şehirlerin harekete uygun hale getirilmesi gerektiğini belirten Karatepe, çocukluk ve gençlik yıllarına dair anekdotlara yer verdiği konuşmasında, Kayseri’deki bisiklet kullanma kültüründen detaylar verdi. Otomobilin yaygınlaşması ve teknolojik gelişmeler nedeniyle bisiklet kullanımının azaldığını kaydeden Karatepe, zihniyet değişikliğine ihtiyaç duyulduğunu belirterek, “O günlerde bisiklet alamayanlar bugün otomobil alıyor. Teknoloji, tek başına bisiklet kullanmayı engelleseydi Avrupalıların hiç bisiklet kullanmaması gerekirdi. Bizim modernleşme hevesimiz var. Köylülükten kurtulmak, zengin görünmek ve lüks yaşamak istiyoruz. Eski şeyleri terk ettik. Kayseri’de bisiklete binmek fakirlik alameti artık.” dedi. Belediye Başkanlarına bu konuda önemli görevler düştüğünün altını çizen ve çeşitli tavsiyelerde bulunan Karatepe, “Şehirlerimiz bisiklet binmeye elverişli değil. Caddeler güvensiz ve bisiklete uygun değil. Sizin sorumluğunuz şehirlerimizi insanca yaşanabilir, hareket edebilir hale getirmektir.” dedi.
“Akıllı şehir, akıllı ulaşımla başlar”
Kalkınma ve demokrasinin yerelde başladığını belirten TBB ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, “Yerelden evrensele, gelenekten geleceğe söylememiz gereken çok şey var. Dünyanın sosyal, çevresel ve insanı merkeze alan bir kalkınma modeline ihtiyacı var. Dünyadaki barışı, huzuru, sosyal adaleti sağlamamız için de bütüncül bir bakış oluşturmalıyız.” dedi. Metropol şehirlerde en büyük sorunun ulaşım olduğuna dikkat çeken Şahin, “Çevreyi, insanı ve doğayı korumamız hepimizin görevi. Dünyanın geleceği için bu meselelere kafa yormamız gerekiyor. İşte bunun için buradayız. Tek başına hareketliliği sağlayalım diye bir derdimiz yok. TBB olarak hangi partiden olursa olsun birlikte iş yapabilme gücümüz var. Birlikten kuvvet doğuyor.” sözleriyle belediyelere işbirliği çağrısında bulundu.
Hareketli bir yaşam için 80 milyon vatandaşın zihinsel bir dönüşümünün sağlanması gerektiğine dikkat çeken Şahin, Avrupa’daki bisiklet yollarından örnekler vererek, bisikletin çevreci bir ulaşımın ilk şartı olduğunu ve akıllı şehrin, akıllı ulaşımla başladığını kaydetti.
“Yaşam kalitesinin geliştirilmesi için hareketliliğin düzenlenmesi gerekiyor”
Avrupa Hareketlilik Haftasının giderek küresel bir faaliyet haline gelmesinden memnuniyet duyduklarını ifade eden AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Christian Berger, sürdürülebilir hareketliliğin kitlesel bir organizasyon olması gerektiğini belirti. Her geçen yıl Türkiye’den katılımın arttığına dikkat çeken Berger, geçen yıl dünyadan 2 bin 500, Türkiye’den ise 26 şehrin etkinliğe katıldığını açıkladı. Berger, bu sayının daha da artmasını beklediklerini ifade ederek, “Belediyeler ve yerel yönetimler değişimin lokomotifidir. Trafikte zaman kaybediyoruz. Hava ve gürültü kirliliği de başka bir sorun. Her yere arabayla gitme rutinine düşüyoruz sıklıkla. Oysa şehir merkezlerinde arabayla seyahat etmemek daha kolay. Yaşam kalitesinin geliştirilmesi için hareketliliğin düzenlenmesi gerekiyor.” dedi.
Protokol konuşmalarının tamamlanmasının ardından Avrupa Hareketlilik Haftasına ilişkin sunumlar yapıldı ve Avrupa Kentsel Hareketlilik konusunda Avrupa Birliği girişimleri tanıtıldı. Program kapsamında ayrıca sıfır atık, akıllı şehir uygulamaları değerlendirilirken belediye gelirlerinin artırılmasına ilişkin sorun ve çözüm önerileri de ele alındı.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın